Reflections Camp'a Hoşgeldiniz.

 

ENGLISH

ANA SAYFA«

KAMP HAKKINDA«

ETKİNLİKLER/ÇEVRE«

EKOLOJİ«

FİYATLARIMIZ«

RESİMLER«

HAKKIMIZDA«

İLETİŞİM«

REFLECTION CAMP HIKAYESI«

Reflection Kampı İşletmek İster misiniz? «



Google
 

Reflections Üzerine


Bir “kamp” insa etme fikri 1996 yilinda dogdu. Los Angeles’tan Arjantin’e ve sonra da geriye dogru yaptigim motosiklet gezisinden yeni dönmüs ve üniversiteye ve eski isime yeniden baslamistim. 27 yasindaydim ve yine kendimi o illet soruyla bas basa bulmustum: Hayatini nasil yasamak istiyorsun?? Orta ve Güney Amerika’da kaldigim bütün kamp ve pansiyonlar aklima geldi. Sicak iklimler, hamaklar, turkuaz renkli denizler.. Çalismak zorundaysam bunun çalismak için hiç de fena bir fikir olmadigini düsündüm. Sonunda, dünya üzerinde bir yerlerde bir kamp açmaya karar verdim.

Bir kez daha okulu biraktim ve bu kez balikçilik sektöründe çalismak için Alaska’nin yolunu tuttum. Orada düsündügümün aksine paranin aslinda bir degeri oldugunu anladim (sok, sok!) – hayatimda hiç böylesine siki çalismamistim. Birkaç yil durmadan çalistiktan sonra ayrilma vakti gelmisti. Kamp açma fikri hala aklimdaydi ama yerlesik hayata geçmeden önce biraz gezmem gerekiyordu. Seyahatlerim sirasinda Orta Dogulu birkaç kisiyle tanistim ve o yöne dogru gitmeye karar verdim. Dünyanin bu bölümünde geçirdigim 5 aydan sonra Ingilizce ögretmek için Istanbul’a gittim. Bir iki yil burada kalacagimi, sonra da kampi olusturmak için ayrilmaya hazir olacagimi düsünüyordum ve asagi yukari oldu.

Önceleri kampi Kosta Rika’da ya da bir ihtimal Panama’da kurmayi düsünüyordum. Zamanla bu yerlerin hayalimin yalnizca birer sembolü olduklarini, yolculugumun beni herhangi bir yere çekebilecegini fark ettim. Yerlesecegim ülkede önce mevcut bir yapinin oldugu bir yerde, belki de küçük bir kasabada ise girisecegimi düsünüyordum. Kalbimin derinliklerinde ise ücra bir yerlerde güzel bir yer bulup kampi sifirdan baslatmanin hayalini kuruyordum, ama bir seyin yoktan nasil insa edilecegi konusunda hemen hemen hiçbir fikrim yoktu. Sizin de görebileceginiz üzere bir sekilde her sey degisti.

Yolculugumun Türkiye’de son bulmasina birkaç sey neden oldu: Tasinmaktan ve yolculuk yapmaktan (inanabiliyor musunuz?) sikilmistim –toplanip Orta Amerika’ya (Kosta Rika vs.) gitme fikri nedense içimde bir bosluk yaratiyordu; 11 Eylül olayinin üzerinden pek geçmemisti ve baska nedenlerle de dünyanin o bölümünde olmam gerekmedigini hissettim; artik önceki kadar çok param yoktu ve tabi ki, bir kiz arkadasim vardi…

Böyleceee, bir arkadasim Kabak vadisine bir bakmami önerdi. O zamanlar Türkiye’de Kabak vadisini duymus olan çok az kisi vardi ve turistlerin çogu Kelebek Vadisi’nden daha öteye gitmiyordu. Ekim 2001’de Fethiye’yi Ölü Deniz’e baglayan o muhtesem yilankavi yoldan geçerek Kabak’a gitmek üzere yola çiktim. Vadinin duvarlari ve daha sonra patikadan asagiya dogru yürürken kumsal manzarasiyla karsilastiginiz ilk nokta, sey, siz de biliyorsunuz… tek kelimeyle muhtesemdi. O zamanlar vadide üç kamp vardi, ben Turan Kamp’da kaldim. Turan ve daha sonralari çok özel arkadaslarim haline gelen genç, muhtesem bir aile (Ahmet, Çigdem ve Sayan) oradaydi. Gündüz boyunca bos bir kumsalda dolastim, gece de sömine basinda oturduk, Turan neyle bildigi ÜÇ sarkidan birini çaldi, ve hayat hiç de fena degildi!

Kasim’da geri döndüm, Aralik’ta da yeniden geldim. Turan bana köydeki bir ailenin sattigi arsanin bazi bölümlerini gösterdi. Bir çekmece açti, içinde birkaç tapu fotokopisi vardi. Turan Kabak’in emlakçisiydi! Alacagim arsa parsel bakimindan içlerinde en küçük olani olsa da vadideki açik farkla en iyi manzaralara da sahipti. Ocak 2002’de, o zamanki kiz arkadasim Ece ve ben, iki kamp çadiri ve bir çamasir makinesi ile Kabak’a geri döndük! Telefon yok, elektrik yok, musluk suyu yok. Böylece macera basladi!

Ilk yapimizi Turan’in ve tepeden birkaç köylünün yardimiyla insa ettik. Bu yapi küçük bir platform ve üzerindeki yagmuru disarida tutmaya yetecek bir plastikten ibaretti. Ne var ki, iki ay sonra ilk kez ham doganin tadina vardik ve gece boyunca platformu kurtarmaya çalistiktan bir sonraki gün platform sonunda çöktü. Ve firtinayla birlikte Ece de gitti! Anlayacaginiz, ilk yil kolay olmayacakti.

38 tonluk bir su sarnicinin tamamlanmasinin ardindan mutfagi kendim tasarlamaya ve insa etmeye basladim. Jandarma, valilik ve genel olarak bütün resmi kurumlar ne yaptigim ile ilgili beni ziyaret etmisti. Ben de isime devam ettim.

Nisan’da mutfagi asagi yukari tamamlamis, iki bungalova ve tuvaletin temel yapisina baslamistim. Maddi nedenlerle o yaz, kampi tamamlayip çalistirmaya baslayamadim, o yüzden bunun yerine çogu geceyi plajda Meksika hamagimda uyuyarak ve çevre patikalari ve daglari kesfederek geçirdim. Saatlerce denizi, daglari, yildizlari ve ayi seyrettim. Beni çevreleyen her sey beni hayatim üzerinde derin düsüncelere itiyordu, içimdeki ve disimdaki her sey.. Kampin adinin ne olacagini çok iyi biliyordum.. “Yansimalar ve ayni zamanda düsünceler anlamina gelen “Reflections”..

Ilk yilin Ekiminde, çalismak ve kampi en azindan bir sonraki sezonda çalistirmaya baslamak için biraz daha para kazanmak niyetiyle Istanbul’a geri döndüm. 2003 yilinin Haziraninda tamamlanmis bir bungalov ve birkaç çadir ile kampi açtim. Ahmet, Çigdem ve Sayan ilk bungalovu bitirmeme yardim ettiler; bittiginde bana bakip söyle dediler: “You have a bungalow man!” Belki bir hafta sonra ilk konugumu karsiladim. Yemek pisirdim, temizlik, tamirat, alisveris ve kampi çalistirmak için her ne gerekiyorsa yaptim.

2004 yazinda kampta Isil’la tanistim. Sonraki iki yaz birlikte çalistik, kampi çalistirip gelistirdik. 2005-2006 kisi boyunca orada kaldik: Daha önce yaptigim eski bungalovlarin hepsini degistirmek için çalistim, bu sirada Isil tam iki ay boyunca günde iki kez sirt çantasinda kumsaldan çakil taslari tasidi ve bunlarla merdivenleri yaptik. Görüp görülebilecek en deli, en harika firtinalari yasadik (ve neredeyse bu arada mutfak çatisini kaybediyorduk!). Ama sonuçta bir sonraki sezona, çok daha güzel bir kamp ile hazirdik.

Her ne kadar niyetim durumum elverdigince ekolojik olarak daha duyarli olmak idiyse de Isil’in çöp kaldirma konusuna verdigi önem kampimizin bu yönü üzerinde büyük etki yapti. Sonuçta bugün vadideki bütün çöpünü kaldiran ve geri dönüstürülebilen her seyin geri dönüstürüldügünden emin olan tek kamp oldugumuzu söyleyebiliriz.

Kampta gördügünüz malzemelerin bazilari (bir buzdolabi da dahil!) tepeden asagiya tasindi – asagiya yürümek için kullandiginiz patikanin ta kendisi. Esyanin çogu ise Turan Kampi’nin tam arkasina kadar traktörle indirildi, oradan da bizim kampa tasindi. 2007 yilinin Mayisina kadar bütün yiyecekler sirtimizda asagi indirildi. Bu yil çok sey degisti: Simdi kapi agzina kadar çekebildigimiz bir arabamiz (4 çekerli!) ve kampi isleten harika bir ekibimiz var. Kampimiza yepyeni bir enerji getirdiler. Bu sayede artik bende düsünmeye,yazmaya,çizmeye,okumaya ve hatta daha sik sahile inmeye vakit bulabiliyorum.

Neyse, hepsi bu degil tabi ama iyi bir baslangiç degil mi??

Kampin tadini çikarin! Chris


Hoşgeldiniz

Address: Reflections Camping    Kabak Valley   Fethiye - Mugla - Turkey
      Phone: +90 252 642 10 20 / +90 533 646 10 31
      Mail: contact@reflectionscamp.com